söylenmez ama..
yapılan yardım söylenmez - bilhassa insana yapılan- ama, bunu söyleyeceğim. hastane dönüşü migrosa uğradım, ordan 5 6 tane poğaça aldım, yağmur çamur evime yürüyordum. sokağın girişindeki çöpün başında ben yaşlarda bir erkek gördüm. sırtında poşeti. önce utandım sıkıldım, sırtı bana dönük izliyorum ve aklımdan düşünceler geçiyordu. poğaçam var bir sürü versem ne der, ayıp mı olur falan derken, rencide olur diye dememeye karar verdim. o çöpleri karıştırırken karton ya da plastik bulmak umuduyla, ben yanından geçtim. sonra 2 3 adım atmıştım ki, kendime dedim ki, bunda rencide olunacak bir şey yok. hastanede otururken birisi yanındaki sandalyeye oturduğunda elinde bir biskuvi varsa tutuyorsun, tanımadığın sınıfındaki tanımadığın insanlara daha ilk saatten aldığın keki tuttuğun bile oluyor, neden rencide edeceğini düşünesin ki, bu nasıl bir kibir, bu nasıl bir karşındakinin mesleğinden ötürü onu zavallı konumda görüp insanca yaptığın bir tekliften rencide olacağını düşünmek hayasızlığı dedim, kaldı ki topladıklarının kilosunu 50 kuruşa satarken bir poaçaya 1 tl verecek durumu olmayabilir ve bu çok da doğaldır, teklif etmekte ne gibi bir yanlış olabilir ki dedim ve döndüm, merhaba dedim, çocuk döndü bana baktı. ya hu ben fazladan poğaça almıştım, ister misin dedim. inanamayarak efendim? Dedi. fazladan poağaça almıştım, yorgunsundur şimdi hava da soğuk ister misin dedim. sessizce evet dedi ve kafa salladı dönüp çöpü karıştırmaya devam etti. suratımdaki gülümsemeyi bozmadan çıkardım uzattım. ama hareketlerime bilhassa dikkat ettim, ne çocuk gibi davranıyordum karşımdakine ne acır gibi. gayet ‘ben’ di karşımdaki. poğaçayı alırken hala gülüyordum, bi tane daha verebilirim çok küçükler aslında dedim. o da güldü teşekkürler dedi. ben de o zaman kolay gelsin dedim sağol dedi ayrıldım. sonra deliler gibi bunu yapmak nasıl daha önce aklıma gelmez diye düşündüm. nasıl gelmez.
ve paylaşmak istiyorum saatlerdir sizlerle. bunuövünmek için falan paylaşmıyorum. bir insana yardım etmek bana kalırsa yardım eden insanı iyi yapmayacağı gibi, övünç kaynağı olacak bir durum da değildir. ama bu benim aklıma daha önce hiç gelmedi. ve belki sizler de yapacaksınız ama ya tepkiden ya da aklınıza gelmediğinden yapmıyorsunuzdur diye paylaşmak istedim. sokağınıza bu soğuk havalarda girmiş olan evsizlere, ya da bu tip iş gücü gerektiren ve iş gücünün karşılığı 3 kuruşla karşılanan insanları gördüğünüzde bence, evinizde illa biraz peynir biraz ekmek olur. ne bileyim poaça olur böre olur uygun ne varsa, gidip, al kardeşim hava soğuk ben yiyorum paylaşmazsam boğazımdan geçmez diyip sunabilirsiniz…
aynen, kendinize makarna haşladığınızda, biraz fazla haşlayıp fazla olan kısmı yoğurtla karışitırp çöpünüzün yakınına sokak köpekleri için koyabileceğiniz, ya da kilosu 1-1.5 tl ye satılan tavuk kırıklarından alıp onları kaynatıp suyuna da bir ekmek doğrayıp mahallenizdeki kedilere verebileceğiniz gibi.
emin olun durumunuz yoksa hep yapmak zorunda değilsiniz ama 2 güne bir 3 güne bir sokak hayvanları için bunu yaparsanız, ya da gördüğünüzde yediğinizi bu insanlarla paylaşırsanız, aç kalmazsınız…
keyifle.




4
